9 Mart 2026 Pazartesi

Dolduramamak

Son 1-2 haftadır içimde garip bir boşluk var. Dolduramadığım bir boşluk. Hani ne yemeyle ne bir şeyleri izlemeyle ne bir yerlere gitmeyle ya da birileriyle konuşmayla geçirebildiğim bir boşluk... Garip bir boşluk. Tek istediğim, biraz kitap okumaya çalışır gibi yapıp sonra vazgeçip battaniyeme sarılıp uzunca bir süre boşluğa bakarak daha sonra uyuyakalmak... Yapıyorum da zaten. Sonra geceleri sabah ezanlarına kadar uyumaya çalışıyorum.

Depresyon diye mi düşündüm hızlıca; ama çok daha ağırlarını yaşadığımı şimdi bile hatırlıyorum. Sebebini birilerine ya da bir şeylere bağlayamıyorum bu hissettiğim şeyin. Böyle içimdeki sevgiyi ya da o Arif'i ben yapan duyguyu sanki tamamen almışlar gibi. Artık birilerine verebilecek bir duygum kalmamış gibi hissediyorum. Bunları yazarken bile rahatlarım belki umuduyla, zoraki geçtim bilgisayarın başına. Yine de yazıyorum ve böyle duygusuz bir şekilde geçiyor kelimelerim de sana Blog.

Bir tane kedim vardı apartmana gizlice giren, çok akıllı ve böyle ödül mamasıyla beslediğim. Onu sanırım biri özellikle arabaya alıp uzak bir yere götürmüş. Neymiş efendim, pisliyormuş. 2-3 haftadır yok kedim. Oysaki bugün başka kedilerin pislediğinden tekrar şikayet etmişler apartman grubunda. "Oh iyi olmuş size" dedim; ama keşke o kedimi götürmeseydiniz... Bunları yazarken bile gözlerim doluyor.

Dünya Kadınlar Günü diye sevgilisine hediye alıp gidenleri gördüm bugün. Dayanamayıp evden kafeye atmıştım kendimi. Kendi heyecanlı hallerimi düşündüm. Ben her ilişkime duygularımla yaklaşırken, sahiplenmeye çalışırken, kendi hayatımı bile bazen geriye koyabilirken; neden benim karşıma çıkanlar mantık ilişkileri şeklindeler hep? Böyle olunca bitirmesi, unutması, boş vermesi kolay oluyor, biliyorum.

Neyse, uyumaya çalışayım. Başarabilirsem.