8 Şubat 2026 Pazar

Nefret

Yazmayacaktım, yazacak içimde hiçbir duygu kalmamıştı; ama annemin yaptığı bir şey öyle derin bir yerden vurdu ki... Annem mantı yaptı bugün. Tıpkı bir kış akşamı, dışarda yollar kardan kapalı ve ben O'nunla O'nun evine dönemediğimden, bizim eve geçmek zorunda olduğumuz akşamdaki gibi. Acıkmışızdır diye, bize her geldiğindeki misafirperverliğini göstermişti o akşam da annem ve mantı yapmıştı bize. Benim yatağımı vermişti O'na yatsın diye...

Hatırlıyor musun? Evet, bu yazımı da okuyacaksın. İyi oku bu yazımı. Sana karşı hiç bu kadar nefretle dolmadım çünkü.

Ailemin içine kadar sokmuştum seni. O kadar sahiplenmiştim. Sense benim "seni seviyorum" demeyişime takılıp tam 1 seneyi arkadaşmışızcasına yaşattın bana.

İçimde nefret var şu anda. Az önce oldu bütün olanlar. Bu kadar nefretle dolmadım hiç sevgimle ilgili. Instagram'da dolanırken geçen hafta Fero(?) dediğimiz, hani şu senin "ya onlarla kafe muhabbeti sarmıyor" gibi düşündüğün kişiler, arkadaşın doğum gününü kutladığını gördüm. Hediye de aldın mı? Hani benimkini kutlamayacak kadar kopmuştun ya benden, o şahıs nasıl bir anda 2 kelimelik kutlamayı sana yaptırdı?

Sadece bunlar değil içimde tuttuklarım. Hani bir gün saçma bir şekilde yanlış anlayıp olayı büyütüp kuzeninin yanında, akşamın da içine edip bana onun yanında, onun arabasında bağıra bağıra s*kt*r git demiştin ya? Sen sanıyor musun ki ben onu boş verdim gitti. "Canın sağ olsun" demiştim sonrasında, sen özür bile dilememiştin. Ben sana 4 sene içinde 1 tek kelime kötü laf etmedim. Senin karakterinde özür dilemek yok. Sen sadece etrafındakilerle savaşa giriyorsun kazanana kadar. Gözün kör oluyor senin o anlarda hep. Sevgilim dediğin kişiyi bile görmüyor gözün.

Seninle geçirdiğim 4 seneye öyle acıyorum ki. Benden 4 yaş küçük birine bebek bakıcılığı yapmışım gibi hissediyorum tam şu anda. Tecrübe edinmiş oldun değil mi? Bunu da ilişki tecrübesi sayarsın herhalde? Hani benimkileri önemsemeyip ilişki diye saymıyordun ya! Nasıl bir nefretle yüklüyüm, hiçbir kelimeyle anlatamam! Saf saf bir de olup bitenlerle ilgili... neyse. Daha fazla hiçbir şeyi hak etmiyorsun gözümde.

Sana karşı da iyi ya da kötü benden daha fazla hiçbir şey çıkmaz bundan sonra. Bunları senin yüzüne söylerdim de, karşımda boş boş durup yine pişkin bir şekilde "ben bir sorun görmüyorum" dersin ve daha da sinirlenirim diye korkuyorum.

O yüzden hazır bu satırları okuyorsun, bunu da oku: Siktir git.

24 Ocak 2026 Cumartesi

Belki Veda

Dedim ya ağlamak zor geliyor diye; dün gece yatağımda biraz ağlayarak rahatlayabildim. Geçen son yıllarımın benden alıp götürdüklerine, olanlara ya da olabileceklere ağladım; mutlu ya da mutsuz hiç fark etmeden. Sadece o an'a bırakarak ağladım... Uzaklaşmak istedim her şeyden. Kendi kabuğuma çekilmeye karar verdim. 

Parlayan bir yıldız olan hallerim 4-5 sene öncesindeydi. Ufak da olan kalan son umutlarımı saklıyordum saf halimle birilerine ya da hayata. Tekrar ne zaman parlarım, bilmiyorum. O zaman dönerim herhalde...

22 Ocak 2026 Perşembe

Yorgunluk

Dün gece biraz kötü oldum. Ağlamak geldi içimden hıçkırarak. Yapamadım. Arada diyorumdur, eskisi gibi ağlayamıyorum. Hani yoğun bir şey olması lazım ki ağlayayım. Dün gece de öyleydi; ama ağlayamadım. Sarılmaya da ihtiyacım var. Arkadaş, sevgili, yoldan geçen yabancı... hiç fark etmez. Yani yok kimse. 1-2 arkadaşım olsa da uzaklarımdalar. Yakında olan bir zamanki arkadaşlarımı ne yazık ki yitirdiğim için şimdi böyle boşluğa ilerliyor kollarımı uzatırsam eğer.

Neyse ki iyiyim yine de. Herhangi bir epilepsi nöbetini tetiklemiyor bu melankolik hallerim. İçimdeki hüzün, keşkeler... elbet azalarak bitecektir diyorum. Bakıyorum, herkes mutlu halinden. Sonra yine neyse deyip başka şeylere odaklanmaya çalışıyorum. Kitaplar, Fransızca... Bu arada A1 seviyesini geçtim. Kursta yeterli sayıya ulaşabilirsek A2 olarak devam edeceğim derslerimi almaya. Duolingo'dan aldığım ücretli üyelikle geçiriyorum bir de zamanımı. Bazen de hafta da 1-2 kez gittiğim EspressoLab. Oradakilerle de samimi oldum iyice. Henüz mağaza müdürü olan arkadaş meğersem Fransızca Öğretmenliği mezunuymuş. Duyunca çok sevindim tabii. Pratik yapacak biri. Umarım benden sıkılmaz.