13 Nisan 2020 Pazartesi

Kimsesiz Beklentiler

Tuhaf bir şekilde geçmişe dönük hatıralar ve eleştiriler aklıma geliyor. O kadar fazla hale gelmeye başladılar ki geceleri uyutmaz oldular. Durduramıyorum. Bazen rahat bırakır gibi oluyorlar; sonra 1 saat daha devam ediyorlar bana eziyet etmeye. Çoğunluğu kötü hatıralar...

Kendimi kitap okumaya, temizlik yapmaya ve sanırım blog yazmaya verdim. İki gündür de burayı düşünüyorum. daha doğrusu burayla ilgili... Merak ediyorum, neden hayatıma giren insanların, flört ettiklerimin ya da sevdiklerimin, hiçbiri son 11 yılımın özeti gibi olacak şu günlükten hallice blogumu açıp okuma zahmetine girmediler? Ben sosyal medya hesaplarını, sırf geçmişinde nasıl biriymiş diye merak edip de delik deşik ederken, neden bir kez olsun da Arif ne yazmış ya da ne yapmış şu lanet dünyanın bir gününde diye açıp bakmadılar? Okumak mı zor geldi acaba? Ya da aynı şekilde önemsemiyor muyuz? Ben okurdum ya. Hatta keşke böyle biri olsaydı hayatımda. Ve evet bir şekilde hepsinin blogumundan haber oluyor. Girip bakıp tekrar de uğramıyorlar.

Yine yalnızları oynuyoruz Blog. Alışkın olduğum bir durum aslında. Yıllarca dolu hayallerle; ama boş bekleyişlerle o popüler uygulamalarda bir yer edinmiştim. Bir süredir bakmıyorum bile. Korkuyorum çünkü. Bunu da yeni keşfettim. Korkuyormuşum meğer. Güvenecek kimseyi bulamamaktan korkuyormuşum. O yüzden uzak duruyorum, sırf beklentiye girmemek için, üzülmemek için. Yine birileri gelip beynimin içinde kendi mikserini kullanıp gitmemesi için. Ya da benden veremeyeceğim şeyleri istemelerinden korkuyorum. Çünkü benim gibi beklentisi olan yok denecek kadar az.

Neyse, kitap okuyayım biraz. Belki iyi gelir.

2 yorum:

  1. Okumuşlardır be sayın blogger. Ama blog denilen şey insanın içini açıp okumak gibi. Bir de kişisel blogsa. MAhremini okuduğun birine mahremini okudum demek ya da işte o günü yazmışsın demek de kolay değil bence. Bilmiyorum ilk blogumu en mahrem duygularımı paylaştıktan bir süre sonra kapatmıştım. Bu kadar bilinmek ya da insanlara beni tanıdıklarını zannedecekleri bilgileri vermek canımı sıkmıştı. Belki onlar da öyle düşünmüşlerdir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, ilk yazdığında yorumu yanıtladım; ama nedense ısrarla sayfa paylaşmadı. Tekrar deniyorum, ben olsaydım değer verdiğim kişiyi kitap gibi okumak isterdim her şeyiyle. :) Onların anlattıkları ve gösterdikleriyle yetinmezdim.

      Sil